Erbil’in Çilekeş Şairi II

 

nazimterzioglu@gmail.com

 

Kendi hissiyatları yanında toplumun ortak duygu ve düşüncelerini dile getiren, sevinç ve üzüntülerini en güzel şekilde ifade eden kuşkusuz şairlerdir. Hayatını Erbil’de (1944-2000) geçiren Fuad Şeyh Mustafa, toplumun bir ferdi olarak devrinin iç yüzünü, sosyal hayatını ve duygularını eserlerinde aksetmeye çalışmıştır. İlk bölümde Fuad Şeyh Mustafa’nın hayatı ve çevresini ana çizgilerle ele alındı. Bu bölümde ise şairin manzumeleri arasında yazdığı en uzun şiiri olan Mirisuyu’dan seçilmiş beşlikler ile dizdiği yedi heceli hoyrat ve maniler üzerinde duracağız. Yazının sonunda ise şairin şiir kitabından seçilen dörtlüklerden verilerek yazıyı noktalıyoruz.

 

Türk dünyasında büyük yankı uyandıran İranlı Türk şair Şehriyar’ın Haydar Baba’ya Selam başlıklı uzun destansı şiirine karşılık Türk coğrafyasına çok sayıda nazire, cevap ve ithaf şiirleri yazılmıştır. Diye biliriz ki Şehriyar’ın şiirinde Azerbaycan şairlerinden sonra en çok etkilenen Irak Türkmen şairleri olmuştur. Irak Türkmen şairleri Haydar Baba Selam şiirine nazire yazanlar arasında İsmail Serttürkmen, Rıza Çolakoğlu, Hüseyin Ali Mübarek, Şehit Mehmet Mehdi Bayat, Hasan Kevser, Selahattin Necipoğlu başta gelmektedir. Fuat Şeyh Mustafa da yerli ağzıyla, Erbil’de eskiden bir akarsuyun ismini taşıyan Mirisuyu adını, şehrin bir simgesi kabul ederek 150 beşlikten oluşan bir nazire yazmıştır. Fuad, en uzun manzumesi olan Mirisuyu şiirinde dünyaya bakışı, geçmişteki yaşadığı acıları ve özlemini dile getirmeye çalışmıştır. Şiirin ana teması tıpkı Şehriyar’ın Haydar Baba’ya Selam şaheseri gibi hatırlanma, eski günlerin anıları ve çocukluk yılları yad edilme arzusu hakimdir.   

 

Mirisuyu sen canım Mirisuyu

Dinle ahu figanım Mirisuyu

Kandı çeşmi giryanım Mirisuyu

Mirisuyu sözüme kulak tut sen

Uğruca can vermeye hazırım ben

 

Mirisuyu geceler ben oyağam

Aynı hashas gibi yatmam sayağam

Hayıftır yurdumda olsun yâd ağam

Mirisuyu çok aradım yoruldum

Bu memlekette bir hemdert bulamadım

 

Mirisuyu ezelden Erbilliyem

Yitkin değilim gün gibi belliyem

Bakma yâd sözüne sanma deliyem

Verdiğim emekler millet içindir

Bu şanlı yurda saadet içindir

 

Mirisuyu manzumesi bütünüyle Erbil’i anlatır. Eserinde çocukluk ve gençlik yıllarında kendini etkileyen fiziki ve sosyal çevreyi malzeme olarak kullanmıştır. Şiirinde yaşadığı şehrin tarihi yerlerinde gezinen şair içinde sevgi ve hasret duygusunu tasvir eder. Her zaman memleketin eski halini görmeyi arzular ve en çok çocukluk dönemini dile getirir. Bu şiir özellikleriyle Azerbaycan coğrafyasını anlatan Şehriyar’ın yaklaşımını hatırlatmaktadır. Şehriyar gibi şair, doğduğu ve çocukluğunun geçtiği Erbil kalesini şiiriyle ölümsüzleştirmeye çalışmıştır. Eski günlerini hatırlatır ve o kaygısız çocukluk günlerine hasret duyar.

 

Ağalar küçesinde biz oynardığ

Daldan dala bülbül gibi konardığ

Gam hafet yok idi safa sürerdiğ

Mirisuyu dağıldı yığınağımız

Hazana uğradı güllü bağımız

 

Mirisuyu Sait Ağa bağında

Bülbüller öterdi dal budağında

Su çağlardı arkında ırmağında

Ne çare ondan bir eser kalmadı

Kurudu ağaçlar semer kalmadı

 

Memlekette, dertleşmek için hiç kimseden iltifat bulamayınca Fuad, Mirisuyu’na seslenerek isyan duygusunu, şekvasını, içinde biriken üzüntü ve sızlanışlarını ona anlatmaya mecbur kalır:  

 

Mirisuyu uzun geceler yatmam

Dostumu hemcinsimi ben unutmam

Canımı satarım yurdumu satmam

Milletime ruhumu kurban verdim

Bu şirin vatan uğruca can verdim

 

Mirisuyu aldanma Müslümansın

Unutma tarihte Türkmen’sin (9 hece olmuş, 2 hece eksik)

Ersin mertsin gayursun kahramansın

Çalış ta mamur olsun viraneler

Saadetle yaşasın merdaneler

 

Mirisuyu içerden yaralıyım

Garip değilim billah buralıyım

Göster düşmanı onu yaralıyım

Mirisuyu eşarımı sen oku

Sinem dolu zalim feleğin oku

 

Mirisuyu hakkımı takdir eyle

Vatanperverlere sen tedbir eyle

Bu karanlık dünyamı tenvir eyle

Bilirsin kimdi milli vatanperver

Kimdi hain kimdi ceban kimdi er

 

Fuad’ın bütün haykırışının ana sebebi toplumunun, milli değerlerinden kopması, kendi tarih ve kültürlerine karşı yabancılaşmasıdır. Toplumu gaflet uykusundan bir an evvel uyanmasını dileyen çilekeş şair, şu aymazlıktan kurtulmasının yolunu arar.       

 

Mirisuyu er her güce dayanır

Vatanı uğruca kana boyanır

Bizim bu şehir ne zaman uyanır

Şerif olan yurdu için can verir

Milleti için ruhun kurban verir

 

Mirisuyu ah ciğerim kan oldu

Gitti gençlik baharım hazan oldu

Şehrim için gözlerim giryan oldu

Ben ağlarım bu gafil millet için

Yazık bin yazık bu memleket için       

 

Mirisuyu yerimizde yel eser

Bizim bağlarda yabancılar gezer

Derer gülleri ağaçlar keser

Mirisuyu gaflete almasaydın

Böyle olmazdı gafil olmasaydın

 

Vatan aşkıyla yandı benim kalbim

Talihsizim yoksa yoktur bir zenbim

Muhlisim riyasızım şahitsin Rabbim

Mirisuyu sen de şahit ol bana

Sen bilirsin derdim demişem sana

 

Verdiği bu imajlarla adeta özlem duygusunu anlatmakta olan şairin sesinin lirik bir tona ulaştığı görülmektedir.

 

Fuad’ın naziresinin önemli taraflarından biri de, Mirisuyu ismi dahil, Karşı Tepesi, Karınca Tepesi, Millet Bağı, Kanlı Dere, Kula Dibi, Şeyh Mehmet Horasanî, Cömerdi Kasap, Yel İmamı, Siti İmam, Çırağ Kabri, Şeyh Beş Parmağ, Miri Bağı gibi günümüzde unutulan veya yabancı bir isim verilerek asıl adı değiştirilmiş olan Erbil’in çok sayıda semt, mezar ve makam adlarını ihya etmek için anmasıdır.

 

Millet Bağı’nda gül çiçek kokardı

Şat gibi havuzunda su akardı

Bizim idi bize sahip çıkardı

Mirisuyu oradaki güller soldu

Adı değişildi yâda mal oldu

 

Bunların yanı sıra Irak’ın başkenti Bağdat’tan sonra Irak Türkmenlerin yerleşim bölgeleri olan Kerkük başta olmak üzere Altunköprü, Bayat köyleri, Telafer, Kızılarbat, Tavuk, Teze, Tuzhurmatu, Hanekin ve diğer bölgeleri zikretmeyi ihmal etmemiştir. Burada örnek olarak ancak birkaç beşlik verebiliriz:

 

Gel vatanımıza bir göz atalım

Taşına toprağına can katalım

Uğruca da canımızı satalım

Mirisuyu Türkmeneli elimiz

Çalışalım kaybolmasın dilimiz

 

Kerkük şehri bir tarih kaynağıdı

‘Irak’ın yıldızıdı çırağıdı

Yüregimizi piydi yağıdı

Mirisuyu ona karşı çok dizin

Çünkü odur senin parlak yıldızın  

 

Mirisuyu bir bir Bayat köyleri

Merdanedir bayanları bayları

Şen geçerdi düğünleri toyları

Bu köyler hepsi bir tarih kaynağı

Ta kıyamet yanar sönmez çırağı

 

Diller milletlerin omurgasıdır. Anadillerinden vazgeçen toplumlar milli kimliklerini de kaybederler ve başkalarının emri altında yaşamaya mahkûm olurlar. Bu konuda son derece duyarlı olan Fuad’ın şiirlerinde dil, işlenen temaların başında gelmektedir. Anadillerine sahip çıksınlar diye toplumunu ve hemşerilerini ikazda bulunmuştur. Bu meseleye karşı duyarsız davranan soydaşlarını hiç çekinmeden ağır ifadelerle yermiştir.

 

Mirisuyu bal gibi dilimiz var

Bükülmeyen demirden kolumuz var

‘Irk tarihe malik elimiz var

Yazıktır anadilini terk etme

Kan kardeşini yabancıya satma

 

Mirisuyu sen öz dilivden konuş

Dilini terk etmez hatta serçe kuş

Öz dilinden Ya Hak çağırır baykuş

Lanet olsun dilin terk edenlere

Düz yoldan eğri gidenlere 

 

Mirisuyu gitti bizim çağımız

Kandilde tükendi bitti yağımız

Erbil’imizde söndü çırağımız

Geçti o hoş günler bir daha dönmez

Anadilin terk eden hiç utanmaz

 

Mirisuyu anadilin unutmam

Millet yolundan başka bir yol tutmam

Türkmen’im ben aslımı inkâr etmem

Ölsem de yâda vermem bu vatanı

Hallak-ı ‘âlem hür yaratmış beni

 

Milletine bağlı ve anadiline karşı son derece hassas olan Fuad, kendi dilini unutup yabancı dille çocukları yetiştiren/alıştıran babaları çok ağır ifadelerle eleştirmiş, kendi dillerine sahip çıkmayan hemşerilerine adeta düşman kesilmiştir:      

 

Mirisuyu hiç unutmam ben seni

Ölsem yadla sen de unutma beni

Yandır bu yurda hıyanet edeni

Anadilin terk edene bin lanet

Yüz derde duçar olmuş bu memleket

 

Mirisuyu aslını unutan biçti

Ana baba dili terk eden biçti

Yurdunu milletini satan biçti

Bu şehirde birçok kimse unuttu

Vatanı milletini ağyara sattı  

 

Fuad, Mirisuyu naziresinde ilham aldığı Haydar Babaya Selam şairi, “Menim de bir adım gelsin dilize” diyen Şehriyar’a şöyle karşılık verir:

 

Mirisuyu Şehriyar’ı göreydin

Kan kardaşındı halin bir soraydın

Haksızlara biraz öğüt vereydin 

 

Ayrıca şair destanında Erbil’in ileri gelen şahsiyetlerini, şair ve ses sanatçılarını da unutmamıştır. Şahsiyetlerden Muzaffereddin Gökbörü, Küçük Molla Efendi, Hacı Reşit Ağa, Ataullah Ağa; şairler arasında da Garibi, Yakup Ağa, Abdurrazak Ağa, Nesrin Erbil ve Irak Türkmenleri arasında bilinen ve Türkmen müziğine hizmet eden halk ses sanatkârları ise Şevket Sait (Mıkşo), Haydar Bakkal, Hac Cemil Kapkaçı, Faik Bezirgan gibi isimleri yaşatmak için zikretmiştir.  

 

Mışko delliheseni çağırırdı

Hac Cemil de karşısını verirdi

Hasretle gözümde yaş birikirdi

Geçen günleri yadlarım ağlarım

Mirisuyu can ciğerim dağlarım

 

İngiliz istilasından sonra Osmanlı yanlısı diye Erbil’in meşhur eşraflarından Hacı Reşit Ağa, İngilizler elinde çok eziyet çekmiştir. Hac Reşit Ağa ise onlara hiç boyun eğmemiş en son İngiliz Subay William Rupert Hay tarafından çeşitli entrikalarla Ağa’yı Erbil’den uzaklaştırmak için sürgüne gönderilmiştir. Bunun üzerine Fuad, bu şahsiyetten etkilenerek zaman zaman dizelerinde yâd etmiştir. Bugünkü genç nesillerin, onu örnek bir şahsiyet olarak görmeleri ve izinden yürüyeceklerini umar:  

 

Hac Reşit Ağa’çin heykel çatılısın

Halidûn kafilesine katılsın

Gençlerimiz de izine atılsın

Mirisuyu o vatanperver imiş

Nefiy edildi ama baş eğmemiş

 

Eşrafından cihad eden bes o idi

Baş eğmeden ist’imara yok dedi

Şehrini satmadı gamını yedi

Mirisuyu herkes hakkın alaydı

Milliyetçi hain ma’lum olaydı 

 

Mirisuyu bırak hak alsın tanrı

Sen de tanı bir bir yarı ağyarı

Gülü basma sen basarsav bas harı

Ben düz Allah’ımdan şifa beklerim

Erbil gençlerinden vefa beklerim

Ne yazık ki bugün bölgede yüzlerce Türkmen genci, başkalarının uydurma tarihiyle bilinçlendiriliyor. Bana kalırsa, Fuad Şeyh Mustafa’nın milli temalı şiirleri ve özellikle de Mirisuyu manzumesini Erbil’in geçmişteki sosyokültürel yaşamını konu edindiği için üzerinde durulması ve yeni nesillere okutulması elzemdir.

 

Öz yurdumda vatanımda yad oldum

Derbeder hane bizar berbat oldum

Yabancı şad oldu ben naşad oldum

Mirisuyu kanım temizdir benim

Erbil’dir şehrim Irak’tır vatanım

 

Mirisuyu’nda geçen yukarıdaki beşlik, Irak Türkmenlerin milli şairlerinden Nazım Refik Koçak’ın (1905-1962) aşağıda verilen dörtlüğünden ilham alınarak yazıldığı tahmin edilebilir. Bu da Fuad’ın Irak Türkmen şairlerinin eserlerini yakından takip ettiğinin bir göstergesidir.     

 

Gel gör ne berbat oldum

Öz yurdumda yad oldum

Düştüm kara günlere

Yaman dilde yad oldum[1] 

 

Geçen bölümde değinildiği gibi bir yandan da Fuad, eski geleneğe bağlı kalarak ilhamını, duygu ve düşüncesini kimi zaman halk tarzında yazılan yedi heceli dörtlüklerine sığdırmaya uğraşmıştır. Aşk, vatan sevgisi, hasret, gurbet, ayrılık, hikmet ve benzeri klasik konuları işlemekle birlikte şair, fikir ve düşüncelerini hoyrat ve manilerine yansıtmıştır. Anadiline meftun olan Fuad, dil davasını hoyrat ve manilerinde de bariz şekilde sürdürmüştür. Milletini, milli varlıklarının en önemli unsuru olan anadiline sahip çıkmak için dörtlüklerinde, bazen okşayıcı bazen de sert bir üslupla haykırarak yakınmıştır. Böylece yazdığı halk tarzı dörtlükler ile Fuad Şey Mustafa, Irak Türkmen edebiyatına güzel örnekler kazandırmıştır. Bu yazının sonunda şairin şiir kitabında mevcut olan hoyrat ve manilerinden seçme yapılarak, birkaç örnek vermeyi uygun görülmüştür.   

 

Sonuçta, aynı konuları bıkmadan tekrarlayan ve kusurları gidermeye çalışan şair gerek manzumeleri gerekse yaşayışıyla son devir Irak Türkmen şairleri arasında dikkat çekmektedir. Onun manzumeleri, estetik ve sanat bakımından zayıf ve yetersiz olabilir ancak sahip olduğu ruh, fikir ve muhteva itibarıyla değer taşmaktadırlar, böylelikle Fuad Şeyh Mustafa Irak Türkmen edebiyatında yerini bulmaya çalışmıştır.  

 

 

 

[1] Şahin Koçak, Kerkük’ten İki Şair, Kerkük Vakfı Yayınları, İstanbul, 2012, s. 45.

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments

Kerkük Kitapçısı

Türkmen araştırmacı, şair ve yazarların ölümsüz eserleri artık tek çatı altında!

Kardaşlık Dergisi
Popüler Makaleler
Popüler Haberler